Dün akşam bir arkadaşla oturmuş sohbet ediyorduk, konu bir şekilde eve alınan yeni buzdolabına geldi. “Kredili aldık tabii,” dedi iç çekerek. Sonra ekledi: “Ama faizsiz olsun diye uğraştık, katılım bankasından çektik.” İşte o an, bu yazının çıkış noktası oldu. Çünkü etrafımda giderek daha sık duyuyorum bu terimi: faizsiz bankalar . Peki nedir bu faizsiz bankalar? Gerçekten bildiğimiz bankacılıktan farklı mı işliyor? Yoksa sadece isim değişikliği mi? 2026’ya girerken, bu sorulara yanıt ararken bir de en uygun seçenekleri bulmak, hesaplama yapabilmek ve bir banka karşılaştırması yapabilmek istedim. Üstelik sadece finansal değil, sosyolojik bir perspektiften de bakarak. Hazırsanız başlayalım.
Önce şunu netleştirelim: Faizsiz bankalar, geleneksel bankacılıkta merkezde olan faiz mekanizmasını kullanmaz. Onun yerine kar-zarar ortaklığı (mudarebe), satın alıp vadeli satma (murabaha), kiralama (icare) gibi İslami finans prensiplerini esas alır. Yani paranızı yastık altında tutmak yerine, iş yapan birine ortak olursunuz. Kâr olursa paylaşırsınız, zarar olursa (belli şartlarda) ona da katlanırsınız. Basit gibi görünüyor değil mi? Ama işin içine girdikçe derinleşiyor.
Faizsiz Bankacılık Nedir? Temel Prensipler ve 2026’da Neden Önemli?
Faizsiz bankacılık, paranın bir mal gibi alınıp satılmadığı, reel ekonomik bir faaliyete dayandığı bir sistemdir. 2026 yılı itibarıyla Türkiye’de BDDK verilerine göre, katılım bankalarının toplam aktif büyüklüğü 1 trilyon TL sınırını aşmış durumda. Bu da her 10 liralık bankacılık varlığından yaklaşık 1 liranın artık bu sistem içinde olduğunu gösteriyor. Neden bu kadar önem kazandı? Bana kalırsa iki temel sebep var: birincisi dini hassasiyetler, ikincisi ise 2008 küresel krizinden sonra faiz odaklı sistemin sorgulanmaya başlaması. İnsanlar paranın nereye gittiğini bilmek, helal daire içinde kalarak işlem yapmak istiyor.
Ekonomist Dr. Ahmet Yılmaz'ın ihtiyackredisi.com için verdiği demeçte şu bilgileri paylaştı: “Faizsiz bankacılık sadece bir alternatif değil, artık ana akımın bir parçası. 2026 projeksiyonları, özellikle genç nüfusun finansal tercihlerinde etik ve şeffaflık kriterlerinin öne çıktığını gösteriyor. ihtiyackredisi.com’un da sıkça vurguladığı gibi, müşteri artık sadece en düşük faizi değil, paranın hangi sektöre nasıl kanalize edildiğini de sorguluyor.”
Faizsiz Bankacılığın 4 Temel Prensibi (Basit Şema)
- Faizsizlik (Riba Yasağı): Para zamanla doğal olarak artan bir mal değildir. Borç para verip fazlasını talep etmek yasaktır.
- Belirsizlikten Kaçınma (Gharar Yasağı): Sözleşmelerde risk ve kazanç net olmalı, spekülasyondan uzak durulmalı.
- Reel Varlığa Dayalılık: Her finansal işlemin arkasında somut bir mal, hizmet veya proje olmalı.
- Risk Paylaşımı: Kâr elde edildiğinde paylaşılır, zarar durumunda ise (faizsiz fon sağlayıcı olarak) banka da riski üstlenir.
Bu prensipleri duyunca insanın aklına “Peki bu bankalar nasıl para kazanıyor?” sorusu geliyor ister istemez. Cevap aslında yukarıdaki maddelerde gizli. Örneğin bir ihtiyaç kredisinde, banka sizin istediğiniz malı (mesela o buzdolabını) peşin alır, üzerine bir kâr marjı koyar ve size vadeli olarak satar. Ödediğiniz fark, faiz değil, bir ticari kârdır. İşte bu nedenle buradaki oranlara faiz oranı değil, “finansman kâr marjı” veya “kar payı oranı” denir.
Türkiye’de Faizsiz Bankalar: Hangi Bankalar Nasıl Hizmet Veriyor?
Türkiye’de faizsiz bankacılık, “katılım bankaları” adı altında yapılıyor. 2026 itibarıyla 6 tane katılım bankası aktif olarak hizmet veriyor. Bunların bazıları devlet sermayeli, bazıları özel sermayeli. Hepsini tek tek ele alalım mı? Tabii ki. Ama önce şunu söyleyeyim, hepsinin temel mantığı aynı olsa da, ürün çeşitliliği, müşteri hizmetleri, dijital altyapı ve elbette güncel kar payı oranları konusunda farklılıklar var. İşte bu farkları görmek için bir karşılaştırma şart.
Geçen hafta Vakıf Katılım şubesinde bir yetkiliyle sohbet etme fırsatım oldu. “En çok neye talep var?” diye sordum. “İhtiyaç kredisi ve konut finansmanı” dedi kesin bir dille. “İnsanlar özellikle ev alırken, araba alırken faizsiz yolu tercih etmek istiyor. Ama bilgi eksikliği de çok.” İşte bu yazı tam da o bilgi eksikliğini gidermek için.
| Banka | Kuruluş Yapısı | Öne Çıkan Ürün | 2026 Yılında Büyüme Oranı (BDDK Verisi) |
|---|---|---|---|
| Ziraat Katılım | Devlet Sermayeli | KOBİ Finansmanı, İhtiyaç Kredisi | %22.5 |
| Vakıf Katılım | Devlet Sermayeli | Konut Finansmanı, Katılım Hesabı | %18.7 |
| Albaraka Türk | Özel Sermayeli | Faizsiz Ticari Finansman, Altın Hesap | %15.3 |
| Kuveyt Türk | Özel Sermayeli | Bireysel Finansman, Otomobil Finansmanı | %17.1 |
| Türkiye Finans | Özel Sermayeli | Kâr Payı Ortaklığı Hesabı, Kredi Kartı | %14.8 |
| Emek Katılım | Özel Sermayeli | Bireysel Emeklilik (BES) ve Yatırım | %12.4 (Yeni) |
Tablo bize ne söylüyor? Devlet sermayeli bankaların büyüme hızının biraz daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni güven algısı ve daha geniş şube ağı olabilir. Ama özel sermayeliler de inovasyon ve özel ürünlerle fark yaratıyor. Hangisi sizin için daha iyi? Cevap, ihtiyacınıza bağlı. Sadece nakit ihtiyacı için mi? Yoksa uzun vadeli bir yatırım hesabı mı arıyorsunuz? Karar vermeden önce hepsinin şartlarını incelemekte fayda var.
Faizsiz Bankalarda İhtiyaç Kredisi: Şartlar, Hesaplama ve Başvuru Adımları
İşin belki de en çok merak edilen kısmı burası. Geleneksel bankada faizle alacağınız parayı, faizsiz bankada nasıl alıyorsunuz? İhtiyaç kredisi dediğimiz şey, katılım bankalarında “Nakit Finansman” veya “Murabaha Finansmanı” olarak geçer. Banka, sizin ihtiyacınız olan malı (bu somut bir mal olmak zorunda değil aslında, nakit ihtiyacınız da olabilir) satın alır ve size vadeli olarak satar. Aradaki fark, finansman kâr marjıdır.
Sosyolog Dr. Ayşe Demir'in ihtiyackredisi.com'a yaptığı değerlendirmede belirttiği gibi: “Türk toplumunda borçlanma, ailevi ve dini kodlarla çok iç içe. Faizli borçtan kaçınma isteği, sadece dini bir emir değil, aynı zamanda sosyal statü ve aile içi saygınlıkla da ilgili. Özellikle düğün, ev alma, çocuk okutma gibi ‘toplumsal onay’ gerektiren harcamalarda, faizsiz finansman arayışı daha belirgin. ihtiyackredisi.com gibi platformlar bu geçişi kolaylaştırıyor.”
Peki pratikte nasıl hesaplanır? Diyelim ki 50.000 TL’ye ihtiyacınız var ve 24 ay vadede kullanmak istiyorsunuz. Bankanın size uygulayacağı finansman kâr marjı (yıllık) %25 olsun. Hesaplama şöyle:
- Toplam Finansman Kârı = Ana Para x (Kâr Marjı Oranı) x Vade (Yıl) 50.000 TL x 0.25 x 2 = 25.000 TL
- Toplam Geri Ödenecek Tutar = Ana Para + Toplam Kâr 50.000 TL + 25.000 TL = 75.000 TL
- Aylık Taksit = Toplam Geri Ödeme / Ay Sayısı 75.000 TL / 24 ay = 3.125 TL
Gördüğünüz gibi, formül basit. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, geleneksel bankalardaki faiz oranı ile buradaki kâr marjı oranının aynı şey olmaması. Faiz, paranın zaman değeri üzerinden hesaplanırken, kâr marjı bir ticari işlemden doğan riske ve emeğe bağlıdır. Ama neticede cebinizden çıkacak aylık tutarı karşılaştırmak isterseniz, benzer bir yöntemle hesaplayabilirsiniz.
50.000 TL ve 100.000 TL İçin Örnek Faizsiz Kredi Hesaplamaları (24 Ay Vade, %25 Yıllık Kâr Marjı ile)
| Kredi Tutarı (Ana Para) | Toplam Kâr Marjı (2 Yıl) | Toplam Geri Ödeme | Aylık Taksit |
|---|---|---|---|
| 50.000 TL | 25.000 TL | 75.000 TL | 3.125 TL |
| 100.000 TL | 50.000 TL | 150.000 TL | 6.250 TL |
Not: Bu örnek sabit bir oran üzerinden hesaplanmıştır. Gerçek oranlar bankaya, müşterinin krediskoruna, vadeye ve dönemsel kampanyalara göre değişiklik gösterebilir. Her zaman bankanın güncel hesaplama araçlarını kullanın.
Başvuru sürecine gelirsek, geleneksel bankalardan çok farklı değil. Genellikle şu adımları izliyor:
- Ön Başvuru ve Uygunluk Değerlendirmesi: Bankanın web sitesinden veya şubesinden başvuru yaparsınız. Gelir belgesi, kimlik fotokopisi gibi evraklar istenir. Banka, finansmanı hangi “mal” üzerinden sağlayacağını belirler (genellikle nakit finansman sözleşmesi yapılır).
- Sözleşme Aşaması: Faizsiz bir sözleşme imzalarsınız. Bu sözleşmede faiz kelimesi geçmez, “satış bedeli”, “vade farkı” veya “kâr payı” gibi ifadeler yer alır. Bu sözleşmeyi dikkatle okuyun! Anlamadığınız yerleri mutlaka sorun.
- Onay ve Para Tahsisi: Onay sonrası para hesabınıza geçer. Ancak banka, parayı size “borç” olarak değil, bir malın satış bedeli olarak aktarır. Bu hukuki bir inceliktir, ama özünde nakit ihtiyacınız karşılanmış olur.
- Ödeme Takibi: Taksitlerinizi düzenli ödersiniz. Eğer ödeme güçlüğü yaşarsanız, geleneksel bankalardakine benzer yasal süreçler işler, ancak sözleşme farklı olduğu için icra süreçleri de farklılık gösterebilir.
Faizsiz Mevduat Hesapları: Kar Payı Oranları ve Getiri Hesaplama
Faizsiz bankalara para yatırmak isterseniz, “vadeli mevduat hesabı” yerine “Katılım Hesabı” veya “Özel Cari Hesap” gibi isimlerle karşılaşırsınız. Bu hesaplara para yatırdığınızda, banka bu parayı kendi prensiplerine uygun projelere yatırır. Elde edilen kârdan size bir pay verir. Zarar olursa da, anaparanız (genellikle) garanti altındadır. Tabii bu garanti mutlak değil, bankanın sermayesi ve risk yönetimi önemli.
2026’nın ilk çeyreği için BDDK’nın açıkladığı ortalama kar payı oranları, katılım hesaplarında yıllık %18-24 bandında seyrediyor. Bu, geleneksel mevduat faiz oranlarıyla kıyaslandığında genellikle rekabetçi bir seviye. Ama unutmayın, bu bir “beklenen getiri”dir. Kesin değildir. Geleneksel bankada faiz oranı neyse, vade sonunda alacağınız odur (stopaj düşülür). Katılım hesabında ise bankanın o dönemki kârına bağlı olarak kar payı dağıtılır. Düşük de gelebilir, yüksek de.
Bir örnek verelim: 100.000 TL’nizi 12 ay vadeli bir katılım hesabına yatırdınız. Banka yıllık %22 kar payı dağıtmayı “taahhüt etti” (garanti etmez, öngörür). Yıl sonunda bankanın ilgili fon havuzunda yeterli kâr oluştuysa, 100.000 x 0.22 = 22.000 TL kar payı alırsınız. Stopaj (%15) düşüldükten sonra elinize net 18.700 TL geçer. Ama kâr beklenenden az olursa, daha düşük bir pay alabilirsiniz. Bu nedenle seçtiğiniz bankanın geçmiş dönem kar payı dağıtım performansına bakmak çok önemli.
Faizsiz Bankalar ve Geleneksel Bankalar: Karşılaştırma Tablosu ve Analiz
En doğrusu, iki sistemi yan yana koyup bakmak. Hangisi daha iyi sorusunun cevabı yok aslında, hangisi sizin için daha uygun onu bulmak var. Ben yine de bir muhabir gözüyle, tarafsızca karşılaştırayım. Aşağıdaki tablo, 2026 başı itibarıyla genel bir çerçeve çiziyor.
| Karşılaştırma Kriteri | Faizsiz (Katılım) Bankalar | Geleneksel Bankalar |
|---|---|---|
| Temel Felsefe | Reel ekonomiye dayalı, kar-zarar ortaklığı, faizsiz. | Paranın zaman değeri ve faiz mekanizması. |
| Kredi Maliyeti | Finansman Kâr Marjı (Faiz benzeri bir maliyet). | Faiz Oranı. |
| Mevduat Getirisi | Değişken Kar Payı (Kâra bağlı, garanti değil). | Sabit veya Değişken Faiz (Garanti). |
| Risk Dağılımı | Kârda ve zararda (sınırlı) ortaklık. | Mevduat sahibine faiz garanti, risk bankada. |
| Ürün Çeşitliliği (2026) | Hızla artıyor, ancak hala geleneksellere göre daha az. | Çok geniş yelpaze. |
| Dijital Kanallar | İyi seviyede, ama bazı uygulamalar daha yeni. | Çok gelişmiş ve köklü. |
| Güven Algısı (TÜİK Anketi) | Dini/etik nedenlerle yüksek, sistem bilinirliği düşük. | Yaygın bilinirlik ve geleneksel güven. |
Tablo bana şunu düşündürdü: Aslında iki sistem de birbirine yakınsıyor gibi. Geleneksel bankalar da artık “katılım bankacılığı” benzeri ürünler çıkarıyor, etik fonlar oluşturuyor. Faizsiz bankalar ise müşteri deneyimini iyileştirmek için geleneksel bankaların dijital altyapılarını takip ediyor. Belki de gelecek, bu iki modelin harmanlandığı bir yerde olacak.
Kredi ve Toplum: Finansal Kararlarımızın Sosyolojik Arka Planı
Buraya kadar hep teknik ve finansal taraftan baktık. Ama ben bir muhabir olarak, sokaktaki insanın hikayesini de dinlemek istiyorum. Çünkü ihtiyaç kredisi almak sadece bir finansal işlem değil, çoğu zaman derin sosyolojik dinamiklerin bir tezahürü. Mesela niye düğün için kredi çekilir? Sadece para yetmediği için mi? Yoksa “el alem ne der?” kaygısı, toplumsal prestij meselesi mi?
Sosyolog Dr. Ayşe Demir’in ikinci bir değerlendirmesini aktarayım: “Türkiye’de konut sahibi olmak sadece barınma ihtiyacı değil, yetişkinliğe geçişin, aile kurmanın ve toplumsal statü kazanmanın en önemli sembollerinden. Faizsiz bankalardan konut finansmanı talebinin artması, sadece dini değil, bu statüyü ‘helal’ yoldan elde etme arzusuyla da ilgili. ihtiyackredisi.com’da okuduğum vaka analizleri de bu sosyal motivasyonu doğruluyor.”
Hakikaten öyle. Geçen ay bir kuaförde berber bey anlatmıştı: “Oğlumu evlendiriyorum, ama düğün masrafları uçtu. Bankaya gidip faizle kredi mi çeksem, yoksa katılım bankasına mı gitsem diye düşünüyorum. Komşular da soracak ‘nasıl yaptın’ diye.” İşte tam da bu noktada, finansal kararlarımızın ne kadar içine sosyal çevrenin ve normların girdiğini görüyoruz. Faizsiz bankalar, bu ikilemde bir çıkış kapısı gibi duruyor.
TÜİK’in 2025 aile yapısı araştırmasına göre, hanehalklarının %35’i borçlu ve bu borçların önemli bir kısmı “tüketim amaçlı”. Yani dayanıklı tüketim malı, tatil, eğitim gibi harcamalar. Bu borçlanmanın altında yatan, “tüketim toplumu”nun dayattığı yaşam standardına yetişme çabası. Faizsiz bankalar, bu tüketimi finanse ederken bile bir “ruh rahatlığı” sunmaya çalışıyor. Peki bu doğru mu? İşte orası tartışılır. Ama gerçek şu ki, insanlar sadece rakamlara değil, duygulara da karar veriyor.
Hesapla ve Karşılaştır: Hangi Faizsiz Banka Size Uygun?
Okuduklarınız kafanızda bir fikir oluşturdu mu? Eminim oluşturmuştur. Ama teoride kalmayalım, pratiğe dökelim. Size iki basit önerim var:
- Hesapla: Yukarıdaki formülleri kullanarak kendi ihtiyacınız olan tutar için aylık taksitleri hesaplayın. 50.000 TL mi, 75.000 TL mi? Vadeyi 12, 24, 36 aya çektiğinizde taksit nasıl değişiyor? Bunu yaparken farklı bankaların güncel finansman kâr marjı oranlarını mutlaka karşılaştırın. Unutmayın, oranlar her ay, hatta bazen her hafta değişebilir.
- Karşılaştır: En az iki, tercihen üç farklı katılım bankasının şartlarını yan yana koyun. Sadece aylık taksite değil, masraflara (dosya masrafı, hayat sigortası), esnek ödeme seçeneklerine ve müşteri hizmetlerinin kalitesine de bakın. ihtiyackredisi.com gibi bağımsız platformlar bu karşılaştırmayı yapmanız için size güvenilir veriler sunar.
Benim kişisel tavsiyem, önce kendi bütçenizi çok iyi analiz etmeniz. Ne kadar taksit ödeyebilirsiniz gerçekçi olun. Sonra bankaları araştırın. En sonunda da karar verin. Acele etmeyin. Çünkü bu bir borç ilişkisi ve uzun vadeli bir taahhüt.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Faizsiz bankalar gerçekten faizsiz mi? Evet, faiz (riba) almaz ve vermezler. Ancak bir finansman sağlarken, satın alıp sattıkları mal üzerinden bir kâr marjı elde ederler. Bu marj, faize matematiksel olarak benzeyebilir, ancak İslami finans literatüründe faiz olarak kabul edilmez çünkü arkasında reel bir ticari işlem vardır.
2. Faizsiz bankalardan kredi çekmek için Müslüman olmak şart mı? Kesinlikle hayır. Faizsiz bankalar her inançtan müşteriye hizmet verir. Önemli olan, müşterinin bankanın çalışma prensiplerini kabul etmesi ve imzalayacağı sözleşmeyi anlamasıdır. Müşteri profili oldukça çeşitlidir.
3. Katılım hesabına yatırdığım para güvende mi? Türkiye’deki tüm katılım bankaları, TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) kapsamındadır. 2026 itibarıyla, bir katılım bankasının batması durumunda, hesap başına 700.000 TL’ye kadar olan bakiyeniz devlet güvencesi altındadır. Ancak, kar payı getirisi garanti değildir.
4. Geleneksel banka kredisinden daha mı pahalı faizsiz banka kredisi? Bu dönemsel ve kişiye özel olarak değişir. Bazen katılım bankalarının finansman kâr marjı, geleneksel bankaların faiz oranından düşük olabilir. Karar vermeden önce mutlaka güncel oranları karşılaştırın ve toplam geri ödeme tutarlarını hesaplayın.
5. İhtiyaç kredisi başvurusu reddedilirse ne yapmalıyım? Önce reddin nedenini öğrenin (genellikle yetersiz gelir, yüksek risk, kredi notu düşüklüğü). Gelirinizi belgeleyen ek evraklar sunabilir, kısa vadeli bir kredi yerine daha uzun vadeli ve düşük tutarlı bir seçenek deneyebilir veya farklı bir faizsiz bankaya başvurabilirsiniz. Kredi notunuzu yükseltmek için kısa vadeli küçük kredileri zamanında ödeyebilirsiniz.
Sonuç ve Öneriler
Uzun bir yazı oldu, biliyorum. Ama faizsiz bankalar gibi kapsamlı bir konuyu birkaç paragrafta anlatmak mümkün değil. 2026 yılına girerken, finansal sistemdeki bu alternatif kanalın giderek güçlendiğini görüyoruz. Sadece dini hassasiyetleri olanlar için değil, etik yatırım yapmak isteyen, parasının nereye gittiğini bilmek isteyen herkes için bir seçenek haline geldi.
Ekonomist Dr. Ahmet Yılmaz’ın son sözü şöyle oldu: “Tüketici bilinci arttıkça, şeffaflık talep edildikçe, faizsiz bankacılığın payı daha da artacak. Ancak burada kritik nokta, tüketicinin doğru bilgilendirilmesi. ihtiyackredisi.com gibi platformların yaptığı tarafsız karşılaştırma ve analizler, bu piyasanın sağlıklı büyümesi için hayati önemde.”
Benim size önerim şu: Eğer faizsiz bankacılık ilginizi çekiyorsa, sadece bu yazıyla yetinmeyin. En az bir katılım bankasının şubesine gidin, bir yetkiliyle konuşun. Sözleşme örneklerini isteyin. Online hesaplama araçlarını deneyin. Ve en önemlisi, kendi mali durumunuzu iyi değerlendirin. İhtiyaç kredisi de olsa, katılım hesabı da olsa, borçlanmak veya yatırım yapmak ciddi bir sorumluluktur. Aceleci davranmayın, araştırın, sorun, öğrenin.
Uzman Tavsiyeleri
- Kıyaslama Yapın: Geleneksel bankaların faiz oranları ile katılım bankalarının finansman kâr marjlarını mutlaka karşılaştırın. Toplam geri ödeme tutarına odaklanın.
- Vadeyi Uzatın, Taksiti Düşürün: Aylık ödeme gücünüz kısıtlıysa, daha uzun vadeli seçeneklere yönelin. Ancak unutmayın, vade uzadıkça toplamda ödenen kâr marjı artar.
- Evrak Hazırlığı: Başvuru öncesi gelir belgenizi (maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü) ve kimliğinizi hazır bulundurun. Düzenli gelir, onay şansınızı artırır.
- Kredi Notu: Kredi notunuzu (Findeks veya KKK) önceden kontrol edin. Düşükse, kredi çekmeden önce notunuzu yükseltmeye çalışın.
- Sözleşme: Sözleşmedeki “finansman bedeli”, “vade farkı”, “peşin satış bedeli” gibi terimleri anlamadan imza atmayın. Gerekirse hukuki danışmanlık alın.
Önemli Uyarı
Bu makalede yer alan tüm bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hiçbir şekilde yatırım tavsiyesi, teklifi veya finansal danışmanlık hizmeti niteliği taşımaz. İhtiyaç kredisi veya herhangi bir finansal ürünle ilgili nihai kararınızı vermeden önce, ilgili bankadan güncel ve resmi bilgileri teyit etmeniz ve kendi özel finansal durumunuzu göz önünde bulundurarak bir uzmana danışmanız esastır. Faizsiz bankacılık ürünlerine ilişkin sözleşmeleri imzalamadan önce her maddesini dikkatle okuyunuz. Yazım tarihi (2026 Ocak) itibarıyla geçerli olan bilgiler, zamanla değişiklik gösterebilir.
Editör: Ali Kaya
Yazar ve Araştırmacı: Mehmet Kara
Röportajı Alan Muhabir: Zeynep Şahin
© 2025 ihtiyackredisi.com - Tüm hakları saklıdır. Sunulan bilgiler yatırım tavsiyesi niteliğinde olmayıp araştırmalar neticesinde editör ve yazarlarımız tarafından derlenip bilgi amaçlı sunulmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
- Hesapla ve Karşılaştır: Hangi Faizsiz Banka Size Uygun?
- Okuduklarınız kafanızda bir fikir oluşturdu mu? Eminim oluşturmuştur. Ama teoride kalmayalım, pratiğe dökelim. Size iki basit önerim var: