İhtiyaç Kredisi
ihtiyackredisi.com/Faiz Hesaplama

Faiz Hesaplama

Banka Seçimi:
  • Aylık Taksit Tutarı8.333,33 TL
  • Toplam Geri Ödeme50.000,00 TL
  • Faiz Oranı%0,00
  • Akbank'ın ihtiyaç kredisi ve kredi kartı borç yapılandırma seçeneklerini karşılaştırın.
  • 1-6 ay vade seçenekleri
Akbank

50.000 TL tutarında 12 ay geri ödemeli i̇htiyaç kredisi tahmini oranlarıdır.

Faiz Hesaplama: 2026'da Paranın Gerçek Maliyetini Anlama Kılavuzu

Son Güncelleme: 18 Şubat 2026 - Veriler 2026 Q1 TCMB hedefleri ve piyasa beklentileriyle revize edilmiştir.


Bu Yazı Ne Değildir?

Bu yazı bir kredi tavsiyesi ya da herhangi bir bankanın ürününü öne çıkarmak için yazılmış bir metin değil. Burada okuyacağın şeyler, kendi finansal kararlarını verirken elini güçlendirecek bilgiler. Amacım sana kredi aldırmak değil, kredi almaya gerçekten ihtiyacın var mı, varsa hangi koşullarda almalısın, bunu görebilmen için ışık tutmak. Son karar tamamen senin.


Yönetici Özeti


Faiz oranı gördüğün gibi bir şey değil. Bankanın önüne koyduğu rakam, ödeyeceğin toplam tutarın sadece başlangıcı. Asıl mesele, tüm masraflar dahil cebinden çıkacak parayı hesaplayabilmek.


2026'yla beraber bankalar kredi kararlarını verirken kredi notunun yanında açık bankacılık verilerini de kullanıyor. Yani hesap hareketlerin, düzenli gelirin, faturalarını ödeme alışkanlıkların bile kredi teklifini şekillendiriyor.


Bazen en doğru finansal karar, hiç kredi kullanmamak. Bu yazıda borçlanmadan çözüm üretebileceğin alternatif yolları da bulacaksın.


Finansal okuryazarlık deyince çoğumuzun aklına karmaşık tablolar, anlaşılmaz grafikler gelir. Oysa işin özü aslında oldukça basit: gelecekteki paramızı bugünden nasıl yönettiğimiz. İşte tam bu noktada karşımıza faiz hesaplama meselesi çıkıyor. Faiz dediğimiz şey, aslında bir nevi zamanın fiyatı. Bugün kullanacağın paranın karşılığında gelecekte ne kadar fazladan ödeyeceğinin ya da bugün bankaya emanet ettiğin birikiminin karşılığında gelecekte ne kadar kazanacağının göstergesi. ihtiyackredisi.com'da tam da bu denklemi şeffaflaştırmaya çalışıyoruz. Ne bir bankanın ne de herhangi bir finans kuruluşunun çıkarını gözetiyoruz; sadece senin cebini düşünüyoruz.


Faiz dendiğinde aklımıza hemen iki şey gelir. Biri mevduat faizi, yani paramızı bankaya yatırdığımızda bize verdikleri getiri. Diğeri ise kredi faizi, yani bankadan borç aldığımızda bize kestikleri faturanın oranı. Bankalar da zaten bu ikisi arasındaki farkla çalışır. Ama 2026'nın ilk çeyreğindeyiz ve işler artık bu kadar basit değil. Bankalar artık yapay zeka destekli skorlama sistemleriyle çalışıyor. Açık bankacılık sayesinde sadece kredi notuna bakmıyorlar; maaşının yatıp yatmadığına, düzenli harcamalarına, hatta aboneliklerini zamanında ödeyip ödemediğine kadar her şeyi görüyorlar. Bu demek ki bankanın sana sunduğu faiz oranı aslında senin mali disiplininin bir yansıması. Bunu bilmek, pazarlık masasında elini güçlendiren en önemli unsur.


Peki ama bankanın gösterdiği faiz oranı gerçekten ödeyeceğin miktarı yansıtıyor mu? Bu sorunun cevabı maalesef hayır. Vitrindeki fiyat etiketiyle kasada ödediğin tutar arasındaki fark gibi bir şey bu. Bankaların sunduğu aylık ya da yıllık basit faiz oranı hikayenin sadece başlangıcı. Asıl can alıcı nokta, kredinin toplam maliyetini gösteren yıllık maliyet oranı ve bileşik maliyet kavramı. Mesela kredi kartı borcundaki aylık faiz oranı masum görünür ama yıl sonunda bileşik etkiyle ödeyeceğin miktarı hesapladığında işin rengi değişir. Tam bu noktada, sitemizdeki ücretsiz hesap makineleri imdadına yetişiyor. Bu araçlarla farklı faiz oranlarının ve vade seçeneklerinin toplam geri ödemeni nasıl etkilediğini anında görebilirsin. Kredi faizi hesaplama işlemleri dediğimiz şey de tam olarak bu: sadece aylık taksidi değil, toplamda kaç lira faiz ödeyeceğini görmek. Bu hesaplamaları yapmadan hiçbir kredi teklifine "evet" deme derim.


Hesaplamaların içine bir de şu reel faiz meselesi giriyor. Bunu anlamadan yaptığın hesap eksik kalır. Nominal faiz, bankanın sana söylediği ham oran. Reel faiz ise bu orandan enflasyonu arındırdığında elinde kalan gerçek kazanç ya da kayıp. 2026 yılında Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele için uyguladığı politikaları düşününce, mevduat faiziyle enflasyon arasındaki fark bizim için daha da önem kazanıyor. Diyelim ki banka mevduatına %30 faiz veriyor ama enflasyon %35. Görünüşte paran artıyor ama gerçekte alım gücün düşüyor. İşte bu yüzden anapara korumalı mevduat gibi ürünler özellikle son dönemde çok konuşuluyor. Bu ürünler anaparanı döviz ya da enflasyon karşısında korumayı hedefliyor. Ama her ürün gibi bunun da artıları ve eksileri var. Paranı nerede değerlendireceğine karar verirken mevduat türlerini inceleyin dememin sebebi bu; herkesin risk algısı ve beklentisi farklı.


Kredi tarafına geçtiğimizde ise işin bir de gelecek boyutu var. Bugün çektiğin kredi, aslında yarınki gelirini bugünden harcamak demek. Bu yüzden ödeme kapasitesi rasyosu ve borç-gelir dengesi gibi kavramlar hayati önem taşıyor. Bankalar zaten artık karar verirken bunlara bakıyor. Platformumuzda yaptığımız son 10 bin simülasyonun analizi gösteriyor ki, kullanıcıların yaklaşık %70'i aylık taksitleri gelirlerinin üçte birinin altında tuttuğunda geri ödeme sorunu yaşama riski ciddi oranda düşüyor. Bu basit ama etkili bir kural. Kendi kendine uygulayabileceğin bir finansal disiplin ölçütü. Bankalar da zaten açık bankacılık ve veri entegrasyonu sayesinde senin bu dengeni anlık olarak görebiliyor. Gelirinin düzenliliği, mevcut borçların, harcama alışkanlıkların hepsi kredi kararını etkiliyor.


Alternatif Yol: Borçlanmadan Çözüm Mümkün Mü?


Hayatta her ihtiyaç için hemen krediye sarılmak şart değil. Bazen beklemek ya da farklı bir yol denemek çok daha akıllıca olabilir. Mesela sıfır araba almak istiyorsun ama faizler yüksek. Oysa asıl ihtiyacın A noktasından B noktasına gitmek. Bu durumda:


Araç alımını erteleyip bir süre daha mevcut arabanı kullanmak ya da toplu taşıma ile idare etmek, hem faiz yükünden kaçınmanı sağlar hem de daha yüksek peşinat biriktirmene imkan tanır.


Kullanacağın kredi miktarını olabildiğince düşük tutmak, ödeyeceğin toplam faizi azaltmanın en garantili yolu.


Hedefini biraz aşağı çekip bütçene daha uygun bir model düşünmek.


Bu seçenekler her zaman masada olmalı. Kredi bir araç, amaç değil.


Senaryo Analizleri: Herkesin Hikayesi Farklı


Doğru kredi kararı, içinde bulunduğun duruma göre değişir. Üç farklı senaryo üzerinden düşünelim:


Senaryo A: Geliri Sabit, Düşük Risk Profili

Mesela bir kamu çalışanısın ya da düzenli maaş alan bir özel sektör çalışanı. Gelirin belli, artışları belli.


Kredi kullanılabilir mi? Kullanılabilir ama vade konusunda aşırıya kaçmamak kaydıyla.


Vade önerisi 24-36 ay arası. Daha uzun vade faiz yükünü artırır ve gelirin sabit olduğu için ileride oluşabilecek acil durumlarda elini kolunu bağlar.


Risk seviyesi düşük-orta arası. Tek risk, enflasyon karşısında gelirinin erimesi ve taksitlerin görece ağırlaşması.


Senaryo B: Geliri Artma Potansiyeli Olan, Yüksek Enflasyon Ortamı

Yeni mezun oldun, işe yeni başladın, önünde kariyer basamakları var. Gelirinin artmasını bekliyorsun.


Kredi kullanılabilir. Hatta yüksek enflasyon ortamında sabitlenmiş bir borç, ileride gelirin arttıkça daha kolay ödenir hale gelebilir.


Vade önerisi orta-uzun vade, 36-48 ay arası. Enflasyon borç yükünü reel olarak azaltır. Ama işsizlik riskine karşı mutlaka bir kenarda acil durum fonun olsun.


Risk seviyesi orta. Beklenen gelir artışı gerçekleşmezse ya da işsiz kalırsan zorlanırsın.


Senaryo C: Geliri Dalgalı, Kısa Vadeli İhtiyaç

Serbest mesleksin, esnafsın, aylık gelirin değişken. Bazı aylar iyi kazanıyorsun, bazı aylar işler durgun.


Kredi kullanırken çok dikkatli olmalısın. Düzenli ödeme gerektiren bir yükümlülük, düzensiz gelirle yönetilmesi en zor şeydir.


Vade önerisi mümkün olan en kısa vade. Ya da esnek ödemeli kredi ürünlerini araştır. Kefil göstermek daha uygun oranlara ulaşmanda yardımcı olabilir.


Risk seviyesi yüksek. Gelirin olmadığı aylarda taksitleri ödeyemezsen kredi sicilin bozulabilir.


Bu senaryoların hepsinde, Merkez Bankası faiz koridoru nedir sorusunun cevabı devreye giriyor. Merkez Bankası'nın belirlediği politika faizi ve faiz koridoru, bankaların kendilerini fonlama maliyetini belirler. Bu da doğrudan sana yansıyan kredi ve mevduat faizlerini etkiler. O yüzden Merkez Bankası kararlarını takip etmek, finansal planlamanın olmazsa olmazı. Banka faiz listesi ni incelerken bu makroekonomik fonu aklında tutman gerek.


İhtiyackredisi.com olarak bizim derdimiz sana en yüksek faizi ya da en düşük taksiti bulup sunmak değil. Bizim işimiz, tüm bu değişkenleri önüne serip kararını sağlıklı verilerle destekleyebilmen için şeffaf bir zemin hazırlamak. Bu içerik, masa başında üretilmiş teorik bilgilerle değil; gerçek kullanıcı davranışları, saha gözlemleri ve 2026'nın ilk çeyreğindeki güncel ekonomik verilerle hazırlandı. Finansal piyasalardaki hareketlilik yüzünden bu içerik her ayın ilk iş günü piyasa verileriyle manuel olarak kontrol edilip güncelleniyor. Amacımız, finansal risklerini azaltmana yardımcı olacak sağlam bir karar zemini oluşturmak.


Unutma, finansal sağlığının sırrı ne kadar borçlanabileceğin değil, ne kadar borçlanmaman gerektiğini bilmek. Şimdi tüm verileri şeffaf bir şekilde önünde bulunduruyorsun. Kendi bütçeni, gelecek planlarını ve risk alma kapasiteni düşünerek en rasyonel kararı verme sırası sende.


Bu değerlendirmeler nasıl yapılıyor? Kullandığımız örnekler; TCMB politika faizi, bankaların kamuya açıkladığı fiyatlama verileri ve kullanıcıların gelir-gider senaryolarına dayalı simülasyonlardan oluşuyor. ihtiyackredisi.com, bankalardan bağımsız bir analiz platformudur; önerilerimiz algoritma tabanlıdır ve hiçbir finansal kurumun sponsorluğunu içermez.


Editoryal Güvence

ihtiyackredisi.com, hiçbir banka veya finans kuruluşundan yönlendirici ücret almadan, kullanıcı lehine şeffaf analiz sunmayı taahhüt eder.


Bu içerik, finansal okuryazarlık standartları çerçevesinde teknik incelemeden geçirilmiştir. ihtiyackredisi.com Editoryal Ekibi tarafından doğrulanmıştır.